Diş Hekimleri Tıp Fakültelerinde Çene Cerrahisine Karşı

Diş hekimliği fakültelerinde bulunan sekiz anabilim dalına tıp fakültelerindeki uzmanlık şartı getiriliyor. Dekanlar uzmanlık verilmesinden memnun olduklarını, ancak benzeri bulunduğu için tıpta ‘çene cerrahisi’ne karşı olduklarını dile getirdi.

ERZURUM-Komisyonlarda görüşülen 1219 sayılı kanunda değişiklik yapılması durumunda diş hekimliği fakültelerindeki çocuk diş hekimliği, ağız diş ve çene cerrahisi, ortodonti, periodontoloji, endodonti, protetik diş tedavisi, restoratif diş tedavisi, ağız diş ve çene radyolojisi ana bilim dallarına 3 ile 4 yıl arasında uzmanlık süresi getirilecek.

Uzmanlık verilmesini memnuniyetle karşılayan Ankara, Gazi, Kayseri Erciyes ve Erzurum Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi dekanları, aynı kanunda tıp fakültelerinde ağız, diş çene cerrahisi kurulmasıyla ilgili madde de bulunduğunu belirterek, buna karşı olduklarını söyledi.

Yaklaşık 80 yıldır diş hekimliği fakültelerinin bünyesinde Ağız Diş ve Çene Cerrahisi bulunduğunu hatırlatan dekanlar, aynı kanundaki başka bir maddedeki değişikliğin yasallaşması durumunda tıp fakültelerinde Ağız Yüz ve Çene Cerrahisi kurulacağını ve bunun ciddi sıkıntılara yol açabileceğini açıkladı.

Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derviş Yılmaz, uzmanlık kanununun Meclis alt komisyonlarında kabul edilmesiyle diş hekimliği fakültelerindeki 8 anabilim dalına uzmanlık verilmesinin memnuniyet verici olduğunu söyledi. Yine diş hekimliği fakültelerindeki bulunan Ağız Diş ve Çene Cerrahisi ismine yakın Ağız Yüz ve Çene cerrahisinin tıp fakültesinde kurulacağını, bunun ise sıkıntılara neden olabileceğini belirtti.

Yılmaz, şunları söyledi: “Yıllardan beri ağız ve çene ameliyatlarını başarı ile yapmakta iken bakanlık bünyesinde uzman olarak tanınmaması meslek onuru açısından büyük sıkıntılara sebebiyet vermekteydi. Ancak kısaca çene cerrahisi olarak bilinen branşımıza ilave olarak tıp fakültesi bünyesinde isim olarak nerede ise aynı isme yakın bir ismi olan Ağız Yüz ve Çene Cerrahisinin de uzmanlık alanı olması kanaatimizce çok büyük hatalara ve karışıklıklara yol açacaktır. Unutulmamalıdır ki çene cerrahisi eğitiminde diş hekimliği eğitimi ağırlıklı olmalıdır.”

Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adnan Öztürk ise uzmanlık ile ilgili değişikliği memnuniyet verici olduğunun altını çizerek, “Diş hekimliğinde herkes tarafından bilinen bir bölüm olan Ağız Diş ve Çene Cerrahisinde uzmanlık alanı olmasının yanı sıra tıp fakültesinin içerisinde neredeyse aynı isimle başka bir anadalın açılması dünya, Avrupa, ülkemiz bilim ve akademik camiada eşi benzeri görülmemiş bir taklit olarak değerlendirilmiştir. Şayet bu branş kurulur ise sanki iki tane dahiliye veya iki tane üroloji anabilim dalı olacakmış gibi bir kaotik ortam oluşturacaktır. KBB veya plastik cerrahi uzmanlarına 3 ay içerisinde başvurdukları takdirde bu alanın uzmanlık yetkisi verilmesi bir hukuksal garabettir.” ifadelerini kullandı.

Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Ertaş, diş hekimliği fakültelerindeki çeşitli bölümlere uzmanlık verilmesinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Ertaş, “Çene cerrahisi branşımıza uzmanlık verilmesi bizlere önemli haklar kazandıracak olmakla beraber bu kanunla Ağız Diş ve Çene Cerrahisi uzmanlık alanı kurulması yıllardan beri çalışan bir branşa hakkını vermektir. Ancak tıp fakülteleri altında kurulmak istenen Ağız Yüz Çene Cerrahisi branşının ise kurulma gerekçelerinin hangi bilimsel raporlara dayandığı meçhuldür. Böyle iki yakın isimli branşın dünya üzerinde ilk kez Türkiye'de kurulacağını bilmenizi isteriz. Tıpta kurulacak branşın ismi değiştirilerek bu karmaşıklığın önüne geçilebilir. Yüz cerrahisi veya kafa yüz cerrahisi gibi isimler konarak bu hatadan dönülebilir.” şeklinde konuştu.

Kayseri Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alper Alkan ise Sağlık Bakanlığı’nın Diş Hekimliğinde uzmanlık konusunda yaptığı çalışmaların desteklenmesi gerektiğini belirterek, Türk Diş Hekimleri Birliği’nin kaygılarının yersiz olduğunu, hak kaybı yaşanmayacağını vurguladı. Alkan, “1219 sayılı yasanın 29. maddesinin değiştirilmesiyle meslektaşlarımızın hak ettiği saygınlığa ulaşmıştır. Tüm bu olumlu gelişmeler karşısında Sağlık Bakanlığı’nın Ağız Yüz ve Çene Cerrahisi disiplinini tıbbın bir ana dalı olarak belirlemesi vahim bir hatadır. Çünkü bu disiplin Diş Hekimliği Fakültelerinde Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi adı altında 1933 yılından beri zaten yürütülmektedir. Yasayla bu branşın yeni bir uzmanlık ana dalı olarak tıbbın içerisinde ihdas edilmeye çalışılması kabul edilemez bir durumdur.” eleştirisinde bulundu.